Dijital Miras ve Dijital Miras ile İlgili Güncel Kararlar Üzerine Bir Eleştiri

Aralık 23, 2020

Her daim gelişen teknoloji ile içerisinde bulunduğumuz teknoloji de bizleri her an farklı bir noktaya taşıyor ve bizler de teknolojiye ve teknolojinin biz sunmuş olduğu kolaylıklara uyum sağlamaya çalışıyoruz. Uyum sağlama sürecinde her ne kadar insan olarak bizler hızlı davranabilsek de toplumsal kuralları düzenleyen hukuk bizim kadar olmasa da teknolojik ilerlemeye hızlı uyum sağlamaya çabalıyor. Bunu en yakın zamanda bu makalemize konu edindiğimiz ‘Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı ile ülkemizde yansımasını görebilmekteyiz. Bu makalemiz ile söz konusu karar ile birlikte dijital miras kavramını ve sosyal medya platformları üzerindeki yansımalarını konu alacağız.

Dijital Miras Nedir?

Henüz öğretide ve uygulamada oldukça yeni bir kavram olması sebebiyle ortak olarak kabul edilen bir tanımı olmasa da dijital mirası; “Fikri mülkiyet hakları, web sitelerindeki haklar ve alanlar ile sağlayıcı ile miras bırakan arasında internetin kendisinin ve aynı zamanda çeşitli internet hizmetlerinin kullanılması bakımından kurulmuş tüm sözleşme ilişkileri dâhil olmak üzere dijital malvarlığının tümü” şeklinde tanımlamak mümkündür.

Her ne kadar Türk Hukukuna göre “dijital miras/dijital olmayan miras” ayrımı yapılamıyor olsa da bu durum hem yürürlükte olan kanunların hem de mehaz kanunların yaşayan hukuktan teknolojinin gelişimi sonucunda geri kalmasının bir sonucudur.

Ancak, burada dijital miras kavramının yani “intikale konu dijital varlıklar”ın miras hukuku içerisinde değerlendirilmesi ve mirasçılara intikali, Miras Hukuku’nun başlıca ilkesi olan “Külli Halefiyet İlkesi”nin açık bir gereğidir.

dijital-miras

Yasal Düzenlemeler Karşısında Dijital Miras Kavramı

4721 s. Türk Medeni Kanunu’nun 599. Maddesi ile açıklandığı üzere külli halefiyet ilkesine göre, mirasçılar, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanacakları hüküm altına alınmıştır. Takip eden hüküm ile de mirasçıların miras bırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanacakları belirlenmiştir. Bu noktada mirasçıların mirası kazanma anı miras bırakanın ölüm anı ile aynıdır ve böylece intikal “kanun gereğince kendiliğinden” gerçekleşir.

Her ne kadar miras bırakanın dijital ortam üzerindeki haklarını işbu hüküm kapsamında açıkça izah edemesek de kişinin dijital miras konusu olabilecek malvarlığının miras bırakanın “diğer malvarlığı hakları” ifadesine dahil edilmesi mümkündür.

Ancak şu noktada ifade etmek gerekir ki, mirasa konu olabilecek haklar malvarlığı haklarıdır. Şahsa bağlı hakların sağlar arası işlemlerde olduğu gibi mirasa konu edilmesi ve miras bırakanın ölümü ile mirasçılara geçmesi kabul edilmemektir. Ancak yine de anı, fotoğraf veya günlük gibi özel anı değeri olan eşyaların mal varlığı değeri olmasa bile mirasa konu edilebileceğinin unutulmaması gerekir.

Dijital miras kavramını ele almak ve değerlendirmek ise bu noktada her bir somut durum bakımından özel ayrımları gerektirmektedir. Dolayısıyla dijital ortamda mevcut tüm haklarımızın mirasçılarımıza intikali mümkün olamayacak sadece şahsa bağlı hak olmayan, malvarlığı hakları mirasa -terekeye- dahil edilebilecektir.

Dijital Miras ile İlgili Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 13.11.2020 Tarihli Kararı

Yazımıza konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 2020/1149 E., 2020/905 K. Sayılı tarihli kararında ise,

Davacı mirasçılar tarafından,

“miras bırakanın vefatından sonra kullanmış olduğu cep telefonunda ise ICloud isimli bulut bilişim sisteminin kullanıldığını ve cep telefonunda mevcut olan fotoğraf, video, ses kayıtları, medya dosyaları, dokümanlar, mailler, notlar gibi birçok verinin bu sistem üzerinde kayıtlı olduğunu, bu dokümanlara ise yalnızca Apple kimliği ve şifresi ile erişilebildiğini, aynı zamanda hesabına bağlı olan ve bu hesap vasıtası ile kontrol edilen terekeye konu olabilecek mal varlığının olduğunu, hesapta e-ticaret sitesi hesabının, hediye çeklerinin ve kuponların olduğunun bilindiği”

ifade edilerek Icloud kimliğinin terekenin aktifinde kabul edilerek erişim sağlanması için terekenin tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.

Yerel mahkeme tarafından her ne kadar, “murise ait cep telefonunda bulunan Icloud hesabına erişilmesi ile murisin özel hayatının gizliliğinin ihlal edileceği,” gerekçesiyle davacının Icloud kimliğinin terekenin aktifinde kabul edilerek erişim sağlanması için terekenin tespitine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

Ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dijital miras ile ilgili geniş bir değerlendirme ile “dijital mal varlığının,  terekeye dahil olması gerektiği nazara alınarak dijital terekenin de tespiti yapılarak araştırma ve inceleme sonucunda bir karar verilmesi gerektiğine” karar vermiştir.

Dijital Miras ile İlgili Kararın Eleştirisi

Yazımıza konu işbu karar Türk Hukuk sistemi bakımından pek çok ilk değerlendirmeyi barındırsa da açıklayacağımız üzere pek çok teknik eksikliği de göz ardı etmektedir.

Öncelikle ifade etmek gerekir ki, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu kararı ile dijital kimliğin ve bu kimlik ile oluşturulan “hesapların” ve dolayısıyla “dijital kullanım alanlarının” varlığının ve bu varlıkların da artık malvarlığı unsuru haline geldiği açıkça kabul edilmiştir.

Bu kabul ile birlikte, miras bırakanın e-posta hesabı ve buna bağlı olarak kullanılan sosyal medya hesapları, dijital cüzdan hesapları gibi maddi değer ifade eden ve TMK’nun 599. maddesi kapsamında mirasa dahil olduğu ve mirasçılarına intikali gereken dijital mal varlığının da tespitinin gerektiği de ifade edilmiştir. Bu noktada ise tamamlanması gereken tek eksikliğin Icloud hesabının miras bırakana aidiyeti konusu olduğu da eklenmiştir.

Böylelikle, dijital hesapların anı, hatıra değerinin yanı sıra malvarlığı değeri olarak kabul edilmiş ve dijital miras kavramına dahil edilmiştir.

Ancak; ICloud ya da Gmail hesapları kullanıcıda bulunan tüm IOS ve Android işletim sistemine sahip cihazlar bakımından ortak olarak kullanılabilen ve kullandıkları bulut depolama sistemi ile pek çok şeyi kolay şekilde saklamamızı, nihayetinde ise dünyanın farklı yerlerindeki farklı cihazlardan verilere ulaşım imkanı veren hesaplardır.

Bu hesaplar üzerinden sadece kişinin yüklediği fotoğraflara değil, telefon, bilgisayar gibi tüm aygıtlar üzerinde kayıtlı uygulamaların, hesapların, kullanıcı adları ve şifrelerin bilgisine erişmek mümkündür. Dolayısı ile, “üzerine işletim sistemi oluşturulan” bu nitelikte hesapların ayrı ve daha kapsamlı olarak değerlendirmeye alınması gerekmektedir.

Zira, kişinin malvarlığı ile ya da aile için özel anı niteliğinde değerlendirilemeyecek dijital hesaplarına ait kullanıcı adı ve şifrelere de sadece Icloud ya da Gmail gibi hesaplara erişim ile sahip oluna bilineceği fakat bu durumun özel hayatın gizliliği kapsamında aykırılık teşkil edebileceği unutulmamalıdır.

Dijital Miras Kavramı ile İlgili Alman Federal Mahkemesi’nin 12.07.2018 Tarihli Kararı

Yazımıza konu bir diğer kararda ise,

“Mirasçı anne tarafından kızının ölümü sonrası ölümün bir kaza mı yoksa bir intihar mı olduğunu anlamak istemesi nedeniyle Facebook üzerindeki yazışmalara erişmek isteyen anne tarafından Facebook’a yapılan başvurunun haberleşmenin gizliliği ilkesi nedeniyle reddedilmesi üzerine, hesaba ulaşabilmek için mahkemeye başvurmuştur.

Berlin Eyalet Mahkemesi tarafından annenin talebi kabul edilmiştir. Fakat, Facebook tarafından yapılan itiraz üzerine Berlin Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde yürütülen yargılama ile, Yüksek Mahkeme Facebook sunucuları üzerinde saklanan iletişim geçmişinin içeriğini ve koşullarını müteveffanın ailesine (mirasçılarına) bildirmesinin yasak olduğunu ifade ederek annenin talebini reddetmiş ve uyuşmazlık Federal Mahkeme’nin incelemesine konu edilmiştir.

Federal Mahkeme tarafından,

“Facebook hesabının aktif olarak kullanılmasına ilişkin hakkın kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu ve bu hakkın da kişinin ölümü ile birlikte sona ereceği ifade edilmiştir. Ancak bu noktada, külli halefiyet ilkesi gereğince muris bırakan ile Facebook arasındaki sözleşmenin, mirasçıların miras bırakan yerine geçmesi nedeniyle devam edeceği ancak bu taraf değişikliğinin ifade edildiği gibi mirasçılara hesabı aktif olarak kullanma hakkı vermeyeceği sadece hesaba erişim hakkı vereceği” de eklenmiştir.

Ancak Federal Mahkeme kararında önemle ifade edilmesi gereken bir diğer husus ise, Federal Mahkeme izah edilen kararı ile, Facebook hesabının külli halefiyet ilkesi çerçevesinde mirasçılara intikali ile, mirasçıların haberleşmenin gizliliği bakımından “korunan gizliliğin bir parçası” olduğunu ve gizlilik dışında kalan 3. Kişilerden olmadıklarını ifade etmiştir.

Sonuç ve Değerlendirme

Öncelikle yukarıda açıklanan iki mahkeme kararı ile dijital miras kavramının ve bu kavramlar içerisinde kişilerin sosyal medya ve bulut hesaplarının bulunduğuna ilişkin kabul hem uygulama hem de öğreti açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak tarafımızca da getirilecek pek çok eleştiriye de kapı aralamaktadır.

İfade etmek gerekir ki, gelişen dünyada dijital kimliklerimizin varlığı yadsınamayacak boyuttadır. Dolayısıyla, dijital kimliklerimiz ile birlikte dijital varlıklarımızın da hukuki değerlendirme öğretide ve uygulamada yer edinmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda değerlendirme yapmak gerekirse, Hukukumuzda Türk Medeni Kanunu’nun 599. Maddesi ile belirlenen malvarlığı değerleri ile 563. Maddesi ile değinilen anı, hatıra, resim gibi “aile için özel anı değeri olan varlıkların” mirasçılara intikal edeceği kabul edilmiştir.

Kişilerin sosyal medya hesaplarının ya da Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına konu edildiği gibi Bulut Servis Sağlayıcılarında kayıtlı hesapları bakımından malvarlığı değeri taşıyıp taşımama ya da aile için özel anı değeri olup olmama noktasında değerlendirme yapılması gerektiğini ve her halukarda “Kişinin Hatırasına Saygı” prensibiyle özel hayatın gizliliği ilkesi çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Bu noktada, yüksek izlenme oranlarına ya da yüksek ziyaretçi sayısına sahip ve maddi kazanç sağlayan sosyal medya hesaplarının ya da içeriğinde puanların, kuponların ya da dijital paraların bulunduğu hesapların da “dijital malvarlığı” değeri olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Örnek vermek gerekirse, kişi telefonunda yer alan uygulama içeriğindeki “Dijital Cüzdan”ına ileride yapacağı alışverişlerde kullanmak üzere “ön ödemeli olarak” para yüklemesi yapmış olabilir. Ya da dijital sadakat kartları ile mil, puan, bonus, Money gibi kazanımlar elde etmiş olabilir. İşte bu kazanımların dahi kişinin dijital malvarlığına ve pek tabii dijital mirasına konu edilmesi gerekmektedir.

Ancak ne var ki, kişinin dijital kimliği ile oluşturduğu ortamda ne malvarlığı değeri ne de ailesi için özel anı değerinde varlık olarak tanımlanamayacak olguların mirasa konu edilmemesi gerekmektedir. Bu noktada her somut durum bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekmektedir.

İfade etmek gerekir ki, yazımıza konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile her ne kadar kişinin Icloud hesabının mirasa dahil edilmesi gerektiğine ilişkin sadece hesabın aidiyeti bakımından incelenmesi ve akabinde karar verilmesi gerektiği ifade edilmişse de şu husus açıkça göz ardı edilmiştir:

Ancak BAM kararına karşı eleştirilerimizi de göz önüne alırsak ;  tek bir erişim imkanı ile birden çok noktaya erişimin mümkün kılındığı “teknik problem”in hukuki bir probleme dönüşmesine imkan vermeksizin kapsamlı bir değerlendirme ile her somut durum bakımından genel ilkelere bağlı kalınarak ayrı bir dijital miras değerlendirmesi yapılması gerekmektedir.

Av. Murat Yalçın