Ev Hizmetleri Çalışanlarının Yasal Hakları

Haziran 11, 2020

Sanayileşmeden ve işgücü ihtiyacının artmasından önce süregelen, kişilerin ev ve bahçe işlerinde yani ev hizmetleri için yardımcı olarak çalışan istihdam etme ihtiyacı hala önemini korumaktadır. Kişiler başka işlerde çalışmakta veya ilgilenmekte; bu sebeple evin temizliği ve bakımı, bahçenin düzenlenmesi, çocukların bakımı gibi ihtiyaçlar var olduğu sürece de söz konusu işlere yardımcı olmak üzere çalışan istihdamı gerekecektir.

  • Ev Hizmetleri Nelerdir?

Bir işin ev hizmetleri içinde sayılabilmesi için; yapılan işin evde gündelik yaşamın gerektirdiği faaliyetler kapsamında ev yaşamının gündelik, olağan gereksinmelerini karşılamaya yönelik olmalıdır.

Ev hizmetleri, ev yaşamının gerekleri olan temizlik, çamaşır, ütü, çocuk bakımı vs. gibi işler olarak tanımlanmaktadır. Yaşanan konutla doğrudan bağlantı içerisindedir. Doğrudan eve ve ev yaşamına yöneliktir. Bir işin ev hizmetleri içinde sayılabilmesi için doğrudan evin kendisine ve yaşam koşullarına yönelik olması gerektiği belirtilmektedir. Ev hizmetleri çalışanları ise, uşak, kahya, hizmetçi, temizlikçi, aşçı, bahçıvan, şoför, bekçi, hayvan bakıcısı vb. evin gündelik işleyişine ilişkin faaliyetleri yürüten kişilerdir.

Yargıtay, ev hizmeti kavramını; aşçı, uşak, temizlikçi, gibi işlerin ifası olarak ifade etmektedir. Aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içerisinde gezmeye götüren ve boş zamanlarında ev veya evin eklentisi içerisinde bulunan şoförün de ev hizmeti gördüğü kabul edilmektedir.

  • Bahçe İşleri; Bahçıvanlık Veya Hayvan Bakımı Ev Hizmetleri Kapsamına Girer Mi?

Evin bahçesinin bakımı işleriyle uğraşılması veya bahçedeki hayvanların bakımının; aşçı, uşak, temizlikçi gibi ev içinde görülen işlerden olduğu kabul edilmelidir.

Nitekim bu konuda Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 29.03.2018 tarihli ve 2016/18293 E. 2018/3949 K. sy kararına konu olan olayda;

Davacı, davalıya ait evde dava dışı eşi birlikte ev işleri, bahçe bakımı, davalıya ait köpeklerin bakımı ve davalıya ait özel işlerin takibinin eksiksiz bir şekilde yapılmasına rağmen davalı tarafından sözleşmenin haksız yere feshedildiğini ileri sürerek ödenmeyen ücretlerinin tahsili amacıyla dava açmıştır.

Yerel Mahkemece, davacının davalıya ait ev ve bahçesinde ev işleri yanında bekçilik hizmeti de yaptığını ve işin ağırlıklı kısmı bekçilik hizmeti olduğundan İş Kanunu kapsamında olduğu gerekçesiyle İş Mahkemeleri’ne görevsizlik kararı verilmiştir.

Yargıtay’a göre yapılan işlerin ağırlıklı kısmının ev işleri olduğu ve taraflar arasındaki ilişkinin Borçlar Kanunu hizmet sözleşme kapsamında olduğu kabul edilmiş ve iş mahkemesinin görevli olduğuna karar veren yerel mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

  • Çocuk veya Yaşlı Bakımı İşi Ev Hizmetleri Kapsamına Girer mi ?

Yargıtay, evde hastaya bakan hemşire ve çocuk eğiticisini; 4857 sy İş Kanunu’nun 4. Maddesinin “e bendi” kapsamında kanunun dışında bırakılan “ev hizmetleri” kapsamında kabul etmemekte ve İş Kanunu kapsamında değerlendirmektedir. Bu belirleme yapılırken, istihdam edilen işçinin, her bir çalışma dönemi içerisinde, ev içerisinde yerine getirdiği hizmetin hangi niteliklerinin ağırlık gösterdiği önem arz etmektedir. Örneğin; işçi ağırlıklı olarak ev içerisinde; ütü, yemek ve temizlik yapıp, bu işlere nazaran daha az çocuk veya yaşlı bakımına yardım ediyor olabilir. Bu durumda ağırlıklı olarak ev işlerinde çalıştığından İş Kanunu kapsamında değerlendirilmeyecektir. Ancak kişi, devamlı olarak çocuklara veya yaşlı birine bakılması için işe alınmış ve bu işlerle uğraşıyor, bunun yanında ise arızi olarak ev işlerinde ev sahibine yardım ediyorsa; işçinin hak ve yükümlülükleri İş Kanunu uyarınca belirlenecektir.

İşçinin yaptığı işin ağırlıklı olarak ev hizmetleri kapsamında olup olmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu durumda taraflar tanık gösterebilir ve göreve dair gösterecekleri tüm deliller toplanarak, işçinin ağırlıklı olarak çocuk veya hasta bakıcılığının baskın olduğu kanaatine varılır ise hak ve yükümlülükler İş Kanunu’na göre belirlenecek ve davaya bakmakla İş Mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilecektir.

Hasta veya çocuk bakımı hizmeti için iş ilişkisi, bu konuda personel temini sağlayan şirket ile işçi arasında kurulmuş olabilir. Yargıtay içtihatları bu durumun, fiilen hizmet gördüğü işverenin iş hukukundan kaynaklanan sorumluluğuna etki etmeyip, devam edeceğini ifade etmektedir.

Ev Hizmetleri Çalışanları İş Kanunu Kapsamında Mıdır?

4857 sy İş Kanunu’nun 4. Maddesi İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı iş ve iş ilişkilerini belirlemiştir. Maddenin “e” bendine göre ev hizmetleri için çalışanlara İş Kanunu hükümleri uygulanmayacaktır.

  • Ev Hizmetleri Çalışanlarının Yasal Statüsü Nedir ?

İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı kanunda açıkça ifade edilen ev hizmetlerinde çalışanların hak ve yükümlülükleri 6098 sy Türk Borçlar Kanunu’nun “hizmet sözleşmesi” hükümleri uyarınca belirlenecektir.

  • Sigortalı olmak zorunda mıdır ?

Ev hizmetlerinde çalışanların, işverenler tarafından sigortalarının yaptırılması zorunludur. Ancak ev hizmetinde çalışan işçilerin çoğu kendisine sigorta yapılması gerektiğini bilmemekte veya işverenler tarafından prim maliyetinden kaçınmak amacı ile bu husus göz ardı edilebilmektedir.

5510 sy Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Ek 9. Maddesi ile; Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olan çalışanlar, Kanun’un dördüncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmaktadır. Bunların bildirimi işverenler tarafından örneği Kurumca hazırlanan belgeyle en geç çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar yapılır. Bildirimden kaçınılan işverenler hakkında kanunun 102. Maddesi 1. Fıkrasının “a bendinde” öngörülen idari para cezası uygulanabilecektir.

Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olanlar için ise çalıştırıldıkları süreyle orantılı olarak çalıştıranlarca 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının %2’si oranında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi ödeneceği düzenlenmiştir.

  • Ev Hizmetlerinde Çalışanlar Kıdem ve İhbar Tazminatı Alabilir mi ?

Ev hizmetinde çalışan işçinin, işten çıkarılması halinde; TBK hükümlerinde yer verilmediğinden, kıdem ve ihbar tazminatı talebinde de bulunamayacaktır. Ancak kıdem ve ihbar tazminatının düzenlenmemiş olması, yine de ev hizmetleri için çalışanları tazminat alabilmekten yoksun bırakmayacaktır.

Borçlar Kanunu’na göre haklı sebebe dayanmadan belirsiz süreli hizmet sözleşmesini fesheden işverenin hakim tarafından tespit edilecek 6 aya kadar tazminat ödemesi gerektiği düzenlenmiştir. Yasada 4857 sy İş Kanunu’nda düzenlendiği gibi haklı sebep hallerin tek tek saymamış; “dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşulların” haklı sebep sayılacağını ifade etmiştir. Hakim somut olay dahilinde, hizmet ilişkisinin sürdürülebilip sürdürülemeyeceğini değerlendirecek ve feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığını takdir edecektir

Ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nun 432. Maddesine göre de; “Belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinin feshinden önce, durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.

Hizmet sözleşmesi; bildirimin diğer tarafa ulaşmasından başlayarak, hizmet süresi bir yıla kadar sürmüş olan işçi için iki hafta sonra; bir yıldan beş yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta ve beş yıldan fazla sürmüş işçi için altı hafta sonra sona erer.

Bu şekilde İş Kanunu’ndan farklı da olsa işçinin ihbar tazminatı alabileceği hükme bağlanmıştır.

  • Ev Hizmetlerinde Çalışanlar İşe İade Davası Açabilir mi ?

Öncelikle, ev hizmetinde çalışan biri iş akdinin feshedilmesi durumunda işverenine karşı “işe iade davası” açamayacaktır. Buna bağlı olarak; işe iade davası sonucu işe iade kararının mali sonuçlarından olan “işe başlatmama tazminatı” ve “boşta geçen süre alacağı” taleplerinde de bulunulamayacaktır. Çünkü işe iade davası, İş Kanunu hükümlerine tabi olan işçiler bakımından getirilen bir hukuki kurumdur. TBK hizmet sözleşmesi hükümleri böyle bir kuruma yer vermemiştir.

Ancak ev hizmetlerinde çalışanların iş sözleşmeleri kötüniyetli bir şekilde sona erdirilmiş ise Borçlar Kanunu’nun 434.maddesine göre kötüniyet tazminatı almaya hakları olacaktır.

6098 sy Türk Borçlar Kanunu’nun 434. Maddesi ile

“Hizmet sözleşmesinin fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işveren, işçiye fesih bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür.” Şeklinde düzenlenmiştir.

Çalışanın kötüniyet tazminatı talep edebilmesinin koşulu, işverenin iş akdini fesih hakkını kötüye kullanmak sureti ile sona erdirmesi olarak ifade edilmiştir. Örneğin Yargıtay; işçinin, sigortasız çalıştırıldığı için işvereni şikayet etmesi üzerine işten çıkarılmasını fesih hakkının kötüye kullanılması olarak kabul etmektedir. Ancak, işçinin iş akdinin kötüniyetli olarak feshedildiğini ispatlaması bakımından tanık anlatımları yeterli görülmemekte ve yazılı delile önem verilmektedir.

  • Ev Hizmetleri Çalışanları Fazla Çalışma Ücreti, Yıllık Ücretli İzin veya Hafta Tatili Gibi Diğer Haklardan Yararlanabilir mi ?

Ev hizmetinde görev alan işçi; ödenmeyen ücret, ikramiye, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, gibi işçilik alacakları veya kötüniyet tazminatı, ihbar tazminatı için görevli mahkeme İş Mahkemelerinde değil, genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemesidir.   

  • Yıllık Ücretli İzin;

Yıllık ücretli izin hakkı, 6098 sy Türk Borçlar Kanunu’nun 422. Maddesinde;

“İşveren, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yılda en az iki hafta ve onsekiz yaşından küçük işçiler ile elli yaşından büyük işçilere de en az üç hafta ücretli yıllık izin vermekle yükümlüdür.” olarak düzenlenmiştir.

Yasada yıllık ücretli izin; hizmet akdi ile çalışanın, çalışma süresine göre ve asgari olarak belirlenmiştir. Sözleşme ile bu süreler arttırılabilecek ancak azaltılamayacaktır.

İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık ücretli izin süresine ilişkin ücretini, ilgili işçinin izne başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermekle yükümlüdür. İşçi, hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, işverenden alacağı para ve başka menfaatler karşılığında yıllık ücretli izin hakkından feragat edemeyecektir.

  • Fazla Çalışma ve Hafta Tatili Alacağı

Fazla çalışma, TBK madde 398’de;

“Fazla çalışma, ilgili kanunlarda belirlenen normal çalışma süresinin üzerinde ve işçinin rızasıyla yapılan çalışmadır. Ancak, normal süreden daha fazla çalışmayı gerektiren bir işin yerine getirilmesi zorunluluğu doğar, işçi bunu yapabilecek durumda bulunur ve aynı zamanda kaçınması da dürüstlük kurallarına aykırı olursa işçi, karşılığı verilmek koşuluyla, fazla çalışmayı yerine getirmekle yükümlüdür. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.” Şeklinde düzenlenmiştir.

Yasada, sözleşmeyle belirlenen ve ilgili kanunlarda belirlenen sürelerin üzerinde çalışılması durumunda fazla çalışma alacağına hak kazanacağı ifade edilmiştir. İlgili özel kanunlardan bahsedilen; İş Kanunu hükümleridir. Buna göre; işçinin günlük 11, haftalık 45 saati aşan çalışmaları fazla çalışma olarak adlandırılacaktır.

Fazla çalışma ücreti alacağının hangi miktarda talep edilebileceği ise TBK madde 402’de;

“İşveren, fazla çalışma için işçiye normal çalışma ücretini en az yüzde elli fazlasıyla ödemekle yükümlüdür.” olarak düzenlenmiştir.

Hafta tatili ise TBK madde 421’de;

“İşveren, işçiye her hafta, kural olarak pazar günü veya durum ve koşullar buna imkân vermezse, bir tam çalışma günü tatil vermekle yükümlüdür.” Olarak düzenlenmiştir.

Yasa, her hafta muhakkak en az bir tam gün hafta tatili kullandırılmasını zorunlu kılmıştır. İşçi, kullandırılmayan hafta tatillerini, çalışmasının karşılığı olan ücret alacağı olarak işverenden talep edebilecektir.

SONUÇ

  • Doğrudan evin kendisine ve yaşam koşullarına yönelik olarak çalışan uşak, kahya, hizmetçi, temizlikçi, aşçı, bahçıvan, şoför, bekçi, hayvan bakıcısı vb. evin gündelik işleyişine ilişkin faaliyetleri yürüten kişiler ev hizmetleri çalışanları olarak kabul edilmektedir.
  • İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı kanunda açıkça ifade edilen ev hizmetleri çalışanları için Türk Borçlar Kanunu’nun “hizmet sözleşmesi” hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Ancak Sigortalılık durumlarına ilişkin hakları 5510 sy Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca belirlenecektir.
  • Ev hizmetleri çalışanları iş akdinin sonlandırılması sebebi ile işe iade davası açamayacak ve işçilik alacakları sebebi ile açacağı davada görevli mahkeme, genel mahkeme sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır.
  • Ev Hizmetleri Çalışanlarının yasal hakları iş kanununda düzenlemese bile Türk Borçlar Kanunu’nun 393. maddesi ve devamında düzenlenmiş olup, bu haklar İş Kanunu’ndan farklılık gösterse bile yine de ev hizmetleri çalışanlarının yasal hakları korunmuştur.

Av. Eren Evren                                                                                                                                              Stj. Av. Asena Bal