Kadın İşçilerin Doğum Öncesi ve Sonrası Hakları

Mayıs 1, 2020

Kadın işçilerin gerek hamilelik dönemi gerek doğum sonrası içinde bulunduğu koşullar ve Türkiye’nin de ataerkil bir toplum olması göze alındığında, diğer işçilere oranla daha zor ve özel olarak korunması gerekmektedir.

Bu sebeple kadın işçilerin doğum öncesi ve sonrası hakları Analık İzni veya Ücretsiz İzin Sonrası Yapılacak Kısmi Süreli Çalışmalar Hakkında Yönetmelik ve 4857 sayılı İş Kanunu m.13 ve m.74 ile koruma altına alınmış; tanınan haklar, kısmi süreli, yarı zamanlı çalışma uygulamaları ile kadın işçilerin bu dezavantajlı durumu ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır.

Kadın İşçilerin Doğum Öncesi Hakları Nelerdir?

Hamilelik sürecinden geçen kadın işçilere tanınan hak ve ayrıcalıklar diğer işçilere göre değişiklik arz etmektedir. Bunlardan başlıcaları:

  • Sağlık kontrolleri için verilen izinler

İşveren, kadın işçinin gebelik halinin kendisine bildirilmesiyle; doktor tarafından belirlenmiş kontrol günlerinde, kadın işçinin ücretinden herhangi bir kesinti yapmadan izin vermekle yükümlüdür.

  • Hamilelik sürecinde mesai saatleri ve gece çalışması

Çalışan hamile kadın işçilerin mesai saatleri kanun gereği günde7,5 saat ile kısıtlanmıştır.  Kadın işçiler hamilelik dönemlerinde günde en fazla 7,5 saat çalıştırılabilirler.  Ayrıca doğum öncesi kadın işçilerin gece çalışması gerçekleştirmesi yasaklanmıştır. Bu hususlar emredici hüküm niteliğindedir.

Önemle belirtmek gerekir ki kadın işçinin hamilelik sürecinde yaşadığı sağlık problemleri doktor raporu ile sabit kılındığı sürece; işveren bu rapor doğrultusunda yasada 7,5 saat ile kısıtlanmış çalışma süresinde değişikliğe gitmekle yükümlüdür. Söz konusu değişiklik ancak hamile kadın işçi lehine yapılabilir. Bu değişiklikler sebebiyle işverenin ücrette kesinti yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.

  • Hamileliğin devamı süresince tehlikeli işlerde çalıştırılma yasağı

Kadın işçinin hamileliğini işverene bildirmesiyle, işveren koruma ve gözetme yükümlünü yerine getirmelidir. Çalışanının gebelik sürecini tehlikeye atacak bir çalışma koşulu, çalışma saati ve çalışma ortamı varsa bu koşulları geçici olarak değiştirmek, mümkün değilse çalışanı geçici olarak başka bir birime aktarmakla yükümlüdür.

  • Doğum öncesi izin

Kadın işçilere, sağlıklı bir şekilde doğumun gerçekleşmesi için tekli gebeliklerde gebeliğin 32. haftasından itibaren 8 hafta, çoklu gebeliklerde gebeliğin 30. Haftasından itibaren 10 hafta ücretli doğum izin hakkı tanınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu m.74 uyarınca kadın işçilerin gebelik süresince yukarıda yazılı süreler içinde çalıştırılmaması esastır. Ancak kadın işçinin sağlık durumunun çalışmaya uygun ve bu hususun doktor onayıyla sabit olması durumunda, kadın işçinin çalışmaya devam etme talebiyle doğumdan önceki 3 haftaya kadar çalışması mümkündür.

Gerek erken doğum halinde gerek doğumdan önce kadın işçinin iradesiyle kullanılmayan çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere eklenmektedir.

İşverenin, hamilelik süreçlerindeki gayesi, korumak ve gözetmekle yükümlü olduğu gebe kadın işçinin bu sürecini en iyi şekilde atlatmasıdır. Eğer ki gebe kadın işçinin çalışmaya devam etmesi gebeliğini ve sağlığını tehlikeye atıyorsa, bu hususun doktor raporuyla da sabit olması durumunda işveren yasada yer alan sürelerde artırıma gitmesi mümkündür.

Kadın İşçilerin Doğum Sonrası Hakları Nelerdir?

Doğumun gerçekleşmesiyle işverenin yükümlülüğü son bulmaz; doğum sonrasında da hem doğumu gerçekleştiren kadın işçinin sağlığını hem çocuğun biyolojik gelişiminin gereklerini gözetme yükümlülüğü devam eder.

  • Doğum sonrası izin

Kadın işçinin 4857 Sayılı İş Kanunu m.74 gereğince doğum sonrasında tekli gebelik halinde 8 hafta, çoğul gebelik halinde de 10 hafta olmak üzere analık hali izni söz konusudur. Gebelik sürecinde kadın işçinin iradesiyle ya da erken doğum sebebiyle kullanılmayan doğum öncesi izin süreleri doğum sonrası iznine eklenir.

  • Ücretsiz izin

4857 Sayılı İş Kanunu m.74 uyarınca tanınmış analık hali izin sürelerinin tamamlanmasından sonra kadın işçinin talebi doğrultusunda 6 aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınamaz.

Yasa koyucu sadece biyolojik olarak anne olma kavramının dışına çıkmış olup; bu ücretli izin hakkı 3 yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinme halinde de kadın işçiye de tanımıştır.

Kadın işçinin 1 ay öncesinden yazılı bir şekilde işverene ücretsiz izne çıkma talebinde bulunması halinde işveren bu talebin gereklerini karşılamakla yükümlüdür. Aksi halde kadın işçi tek başına alacağı karar ile işverene bildirimde bulunarak, ücretsiz doğum iznine ayrılabilir. İşverenin ücretsiz doğum iznini vermemesi halinde kadın işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir.

  • Süt İzinleri

Kadın işçilere 4857 Sayılı İş Kanunu m.74/7 uyarınca bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam 1,5 saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır. Ancak yarı zamanlı çalışma hakkından yararlanan kadın işçiye hakkaniyet gereği 1,5 saatlik süt izni uygulanmamaktadır.

Uygulamada aksi görülmekte ise de süt izin saatlerinin birleştirilerek toplu bir şekilde kullanılması mümkün değildir. Maddenin amaçladığı tek husus çalışan kadın işçinin çocuğun gelişimine engel olmaması ve her gün düzenli bir şekilde emzirilmesidir.

Kadın işçiye süt izninin verilmesi işverenin inisiyatifinde bir durum değildir. İşveren kanunda belirtilen süt iznini vermek zorundadır. Süt izninin kullanılmasana engel olan işverene İş Kanunu m.104 uyarınca idari para cezası verilir.

Süt izni süreleri kullandırılmayan işçinin kullandırılmayan ve çalıştığı sürelere ilişkin fazla mesai niteliğinde  %50 zamlı ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir. Bu husus Anayasanın 50/2. maddesine ve amaçsal yorum benimsemek suretiyle 4857 sayılı İş Kanunu’n ruhuna daha uygun düşmektedir.

Ayrıca uygulamada doğum sonrası izinlerin kullanımının sıralamasının ne olacağı konusunda terddütler bulunmaktadır. Mevzuatımıza göre;

1- Ücretli izin

2- Ücretsiz izin

3- Süt izni

şeklinde bir sıralama yapılabilir. Kadın çalışanın birikmiş izni varsa ve talebi de mevcutsa ücretsiz izinden sonra süt izninden önce yıllık izinleri kullandırılabilecektir.

  • Yarı zamanlı çalışma

Doğum sonrası analık hali izninin bitiminden itibaren 30 gün içinde yazılı bir şekilde kadın işçinin işverene yarı zamanlı çalışma talebinde bulunması halinde; çocuğunun bakımı, yetiştirilmesi amacıyla ve üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadının işçiye birinci doğumda 60 gün, ikinci doğumda 120 gün, sonraki doğumlarda ise 180 gün süreyle yarı zamanlı çalışma hakkı tanınmaktadır. Bu husus 4857 Sayılı İş Kanunu m.74/2 uyarınca düzenlenmiştir.

Çocuğun engelli doğması halinde ise bu süre 360 gün olarak uygulanmaktadır.

Kadın işçi yarı zamanlı çalışma süresince işverenden ücretini yarım olarak alır ve kalan yarısında ücretsiz izinli olarak sayılır.

Önemle belirtmek gerekir ki yarı zamanlı çalışma hakkından sadece bir kez analık hali izninin bitiminden itibaren 30 gün içinde talep edilmesi halinde faydalanılabilir ve faydalanan kadın işçiye süt iznine ilişkin hükümler uygulanmaz.

  • Kısmi süreli çalışma

Çalışan kadınlara doğum sonrasında her ne kadar analık izin ve ücretsiz izin hakkı tanınmış olsa da; hem iş hayatının içinde yer almak hem de çocuk için gelişimin en önemli olduğu yıllarda çocuğun yanında olmak isteyen ebeveynler için 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 13. Maddesine eklenen ek fıkra ile 29.01.2016 tarihinde getirilmiş bir uygulamadır.

İş Kanunu m. 74’te öngörülen sürelerin (analık hali izni – ücretsiz izin- yarı zamanlı çalışma) bitiminden itibaren; çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar ebeveynlerden biri kısmi süreli çalışma talebinde bulunabilir.

Kısmi süreli çalışma sadece doğum yapan kadına özgü tanınmış bir hak olmamakla birlikte, erkek işçi de yarı zamanlı çalışma uygulamasından faydalanması mümkündür. Ancak bu uygulamaya geçilmesi için iki eşin de çalışıyor olma şartı aranmaktadır.

Doğum sonrası  kısmi çalışma koşulları talep eden işçi ve işveren arasında kararlaştırılması mümkündür. Ancak işveren işçinin talebinde belirttiği kısmi çalışmaya ilişkin sürelere bağlı değildir. İşveren; işin niteliğini ve işyerinin koşullarını dikkate alarak kısmi çalışma sürelerini belirler.  Kısmi süreli çalışma talep eden kadın ya da erkek işçinin haftalık çalışma süresi, o işyerindeki çalışma süresinin en fazla 2/3’ü olarak belirlenebilir.

Kısmi süreli çalışma uygulamasından ebeveynler her çocuk için sadece bir kez faydalanabilir.

Kısmi süreli çalışma talep eden kadın işçi, bunu en az bir ay öncesinden işverene bildirmeli; diğer eşin çalıştığını gösterir belgeyi ibraz etmelidir. İşveren kısmi süreli çalışma talebini kabul etmekle yükümlüdür.

Ancak;

  • Özel sağlık kuruluşlarında iş tanımı gereği sorumlu olarak ya da sağlık hizmetlerinde sayılan işlerde tam zamanlı çalışılması öngörülen işlerde,
  • Niteliği dolayısıyla durmaksızın birbiri ardına vardiyalar halinde çalıştırılan sanayi işlerinde,
  • Bir yıldan az süren mevsimlik ve kampanya işlerinde,
  • İşin niteliği gereği çalışma süresinin günlere bölünerek yürütülmesinin mümkün olmadığı işlerde

işveren bu talebi yerine getirmekle yükümlü değildir. Bu haller Analık İzni Veya Ücretsiz İzin Sonrası Yapılacak Kısmi Süreli Çalışmalar Hakkında Yönetmelik M. 12/1’ de belirtilmiştir.

Bu hallerin dışında Yönetmeliğin 15. maddesine göre; Kısmi süreli çalışmanın belirlenen günlük ve haftalık çalışma süresi içerisinde yapılacağı zaman aralığı, o yerin gelenekleri, işçinin yapmakta olduğu işin niteliği ve işçinin talebi dikkate alınarak işveren tarafından belirleneceği düzenlenmiştir.

İşverenin kısmi çalışma talebini reddetme hakkı bulunmasa bile yasal çerçevede çalışılacak saatleri belirleme yetkisi vardır. Ancak işverenlerce bu yetki dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmalıdır.

Av. Eren Evren                                                                                                                                                   Av. Tuğçe Dağ